Gönül Dağı 228. Bölüm Önizleme yayında. Yeni bölüme ait videosunu izleyerek tanıtımdaki gelişmeleri takip edebilirsiniz.
Konuşma metni
Zaman damgalı
Altyazı metni hatalı kelimeler veya isimler içerebilir; konuşmayı videodan kontrol edin. Videonun ilgili sahnesine gitmek için zaman damgalarına () tıklayabilirsiniz.
[] Yaşadığım her şey gözünüzün önünde [] başladı. [] Her şeyi gördünüz. [] Annemi, [] babamın yaşadıklarını [] ve benim doğduğum günü. [] İnsan gördüğü her şeyi bilebilir mi, [] anlayabilir mi? [] Görmediğiniz o kadar çok şey vardı ki [] siz bakmadığınız zamanlarda yaşanın. [] >> Sen bizi bırakıp gidecek misin anne? [] Evet annem ben senin her zaman gönlünde [] olacağım tamam mı? Sen nerede olursan ol [] ben nereye gidersem gideyim ben senin [] hep yanında olacağım. Tamam hanım. [] Tamam. [] O öldüğünde yaşadığım duyguları [] görebildiniz mi? [] Öksüz Ömerdi benim adım. [] Sonra unuttular yavaş yavaş acıdılar [] belki de. [] Belki de yaşadıkça kapandı yaralarım. [] Yaralarımı görmeyince acıtmak için de [] uğraşmadılar. [] Ama benim içim hep acıdı. [] Acımadığı bir zaman bile olmadı. [] İçimdeki bütün acıları hafifleten tek [] bir merham vardı. [] O da yağmuru düşünmek. [] Onun o masum, o güzel yüzüne ne zaman [] kapılıp gittiğimi hiç bilmiyorum. [] Onu her gördüğümde içimde dingin bir [] deniz uzanırdı. [] Ufuk çizgisi olmayan bir deniz. [] Hep o vardı içimde. [] Benimle beraber deniz gören üniversiteye [] gitti. [] Benimle beraber baktı annemin gözleriyle [] baktığım denize. [] Benimle beraber üzüldü annem için. [] İçimdeki [] denizlere yağan bir yağmurdu. [] Yağmurlu bir günde doğmuş. [] Adını yağmur koymuşlar. [] Aldığım her haber gibi nenemle babamın [] bir düğün yemeği sırasında fısır fısır [] konuşmalarından duymuştum. [] Biri kahveci, biri yemekçi. [] Herkes Senur ablayla Yaşar abiyi bilir [] ama nenemle babamın bildiği dedikoduyu [] kasabada bilen yoktur. [] Sadece birbirlerini anlatırlar. [] Bir de bana [] Yağmurun yüzünü güldürdü. O haberler [] onu belki de yeniden hayata döndürdü. [] Ama dedim ya hani sizin gördüğünüz bu [] görmediğiniz yerde onun o gülümsemesi [] ruhumu nasıl sardı yaralarıma nasıl [] merhem oldu onları göremezsiniz. [] Yeah.
Henüz yorum yok.